31 Aralık 2009 Perşembe

Sigarayı bırakmak için bir video

Sigarayı bırakmak ile ilgili bir belgesel.. Gayet de güzel detaylara inmişler. Tavsiye ederim.


Sigara bırakma v.2


Evet aslında Zyban hakkında bir blog zannedilse bile, bu blog'daki amacım sigarayı bırakırken yaşadıklarımı aynen iletmek, ki bu yoldan geçenler en azından kendilerini yalnız hissetmesinler.

Neyse Zyban kullanara sigarayı bırakma denemem aslında harika başlamış ve iyi de gitmişti. Ancak "minimum 3 paket kullanman lazım" diyen arkadaşlarımı dinlemeden 2.paketten sonra gaza gelme hatası beni şu andaki durumuma getirdi. aktif sigara içmeye devam, günde min. 1 paket...

Hep kafamda olan "bırakmam lazım" söylemini bir türlü eyleme geçiremiyor, geçiremedikçe kendime daha da kızıyordum. Hele bu ara eşimle çocuğa da karar vermiş olduğumuz için çocuk oluşmadan en azından spermlerdeki sigara kalıntılarını atmak yok etmek istediğim de düşünülürse, bırakmam kesin gerekiyordu.

Bu motivasyonlar ile sigarayı bırakma kararı alıp, sabah o gazla ofise doğru gidiyor, ofiste gelen saçma sapan bir habere ya da çalışmayan bir mal'ın kendini çalışıyormuş gibi gösterme mailine sinirlenip kendimi binanın önünde buluyordum. Sonra zaten bir bakmışım 1 paket bitmiş.

Neyse motivasyon var ama aksiyon yok idi dediğim gibi. Taa ki 1 gün önce öğleyin Astoria alışveriş merkezinde arkadaşımla sigara içmeye karar verene kadar. Fazla içecek yer olmadığı için Kitchenette'de içelim dedik. Demez olaydık. Oturduk "hava da sıcakmış", "yağmur var ama rüzgar soğuk esmiyor, iyi ki çıktık" diye geyik yaparken rüzgar hafiften hızlandı. Biz de fazla önemsemedik. Hatta yandaki koca şemsiye uçar mı? uçmaz mı? geyiği yaptık sigara-kahve esnasında.

Ancak ne oldu ise ondan sonra oldu, yaklaşı 2-3 saniye içinde çıkan fırtına şemsiyeleri ve sandalyeleri uçurdu, şaşkın bakışlarımız altında koca mekan kapısı açıldı, önümdeki mermer masayı benim böğrümün ortasına vurdu. Nefesim boşaldı gitti, ancak işte hayatta kalma içgüdüsü boş ciğerle bile insana kaçaçacak gücü veriyor. mermer masa darp'ı dışına sorun olmadan mekanın içine kaçtık.

Bu iş böyle bitti derken dün öğleyin ciğerim başladı batmaya. Nefes alıyorum batıyor, nefes veriyorum batıyor. Çekilecek gibi değil anlayacağınız. Bugün yarım günümü Tomografi, solunum performans testleri, kan testleri ile geçirdim ve şunu öğrendim.

Ciğerlerim harika durumda, daha önce yaşadığım sorunlardan eser kalmamış. Ciğerimin dolma performansı yaşıtlarıma göre %78'lerde ( bu biraz keyfimi kaçırdı ama acı saplandığı için iyi nefes alamadım). Kısacası o kadar vukuata, o kadar sigaraya rağmen ciğerler bomba gibi.

"Eee" dedim, "sağlıklıyım"... Hazır sağlıklı iken, sağlıklı olduğum teyid edilmişken ne diye sigara içerek sağlığımı göz göre göre bozayım.

Bu biraz ters psikoloji gibi oldu, hani eşşeği kaybettiğimi sanarken, kaybetmediğimi anladığım için hem eşşeği kollayabilirim, hem de üzülmeden güzel güzel yaşayabilirim. Bu mevzu kafama dank etti ve sigarayı bırakmaya karar verdim. yaklaşık 1,2 gün oldu ve sadece 1 tane sigara içtim. Onu da şundan içeyim dedim "eğer yine saçmalayıp içecek isem, en azından şimdiden 1 tane yakayım da güzel ise kendimi kandırmayayım..." . Evet salakça bir düşünce, ama o 1 taneyi de tam bitirmeden söndürdüğümde, hem sigarayı bırakmış, hem de tadına bakmış olduğumu düşündüm.

Bakalım ilerleyen günler ne getirecek. Eşimin de desteği ile bu illetten ilaçsız kurtulabileceğimi düşünüyorum. Bir kaç gün sonra yeni bir yazı ile durumu buradan bildireceğim.

2 Ekim 2009 Cuma

Yine Yeni Yeniden

Hert ne kadar bir öncekinde patlamış olsa da sigarayı bırakma denemem, Zyban;'ın etkili olduğunu gördüğüm ve bu etki sonucunda vücudumun daha keyifli bir mekan haline geldiğini farkettiğimden yine başlamaya karar verdim.

Dün itibari ile yeniden başladım. Ilaç periyodlarını da 12:00 - 24:00 olarak belirledim. Önümüzdeki haftaya salı günü bırakmak için deadline olarak belirlendi. Bu sefer geçen seferden aldığım dersleri daha iyi uygulayabileceğimi ve 3.kutu sonrasında sigaradan tamamen uzaklaşacağımı düşünüyorum.

Geçen seferki deneyimlerden bir iki kuplke atmak gerekir ise;

- zyban etkili olmaya başladıktan sonra kesinlikle sigara elde fazlalık oluyor
- el alışkanlığı kısmını kırdığınız an deadline'a uyup sigarayı kesebiliyorsunuz.
- alkol, kapali hava mekan, açık hava mekan gibi yerlerde yaptığım testlerde sigara içmeden durulabildiğini gördüm
- Zyban2ın verdiği gaz ne yazık ki fazla olduğu için 2 ay ( 2 kutu ) iyi bir sonuç vermiyor. Yazdığı gibi 4 veya kankaların söylediği gibi 3 paketten önce denememek lazım.
- İlacı bıraktıktan sonra "acaba canım isteyecek mi bir deneyeyim" sonun başlangıcı oluyor kesinlikle denememek lazım. Bırakmışşsın işte kardeşim ne gerek var.

Bu bilgiler ışığında ikinci denememize başlıyoruz.

Haydi bakalım.

5 Eylül 2009 Cumartesi

Yalan dolan



Zyban'i bana anlatan ve kullanmama ön ayak olan arkadaşım 2.kutudan sonra bırakmamamı önermişti ve bende onu dinlemedim.

Tatil öncesinde zyban'ı bırakıp tatile çıktım. İlk başta her şey güzeldi, ama sonra "rakı içiyoruz bir tane çikolatalı puro güzel olur" ile başlayan mevzu tatil dönüşü iş güç stresi bahanesi ile günde çeyrek paket sigaraya geldi. Bu nedenle biraz keyfim yok. Ama sonuçta bloga yazmayıp "heyt heyt bıraktım" gazı vermek ve reklam amacı ile açmadım bu blog'u.

Kesinlikle ilacı kullanmayı bıraktıktan kısa bir süre sonra "yahu içsem ne olacak bıraktım, ilacın sigaranın keyfini engellemesi artık işlemiştir içime" diye bir düşünce peydahlanıyor. "Acaba?" diyerek bir tane yakmaya karar veriyorsunuz ama "tedbirli davranalım direk sigara içmeyeyim" mantığı ile şu captain black'lerden bir tane yakmak mantıklı geliyor. İlk başta gerçekten bir manası olmuyor ve söndürüyorsunuz ama sonra. sonrasında iradesizliğiniz yüzünüze vuruluyor. "Oha yani, amaan neyse madem bırakamıyorum az içeyim bari" mevzusuna geliyorsunuz.

Önerim şu zyban'ı bana da önerildiği gibi 3-4. kutudan sonra bırakmaya karar verin. 2. kutudan sonra olmuyormuş. Bugün zyban'a yeniden başlıyorum. bu ikinci denemeyi de buraya ara ara yazıyor olacağım.

20 Ağustos 2009 Perşembe

Önce Samimiyet


Şimdi önce mazeretleri sayayım ki, utancım daha da artsın. Yaklaşık 3 haftadır manasız bir stress manyaklığı var şirkette. Insanlar kendini antidepresan haplara, içkiye, bilgisayar oyunlarına falan verdi çılgınca. Zyban'i düzenli kullandığım sürece çok büyük bir dert yoktu. Ancak işlerin yoğunluğu ve stress unutkanlığı ile 12 saat arayı açmaya, düzensiz kullanıma başladım ve yavaş yavaş sigara isteği belirdi içimde. başlarda dert değildi ama birden bire "yahu nasıl olsa 1-2 tane içerim bir sorun olmaz" yaklaşımı olayı şizofren bir noktaya getirmedi desem yalan olur. çikolatalı sigaralardan 1'er tane içtim yaklaşık 3 gündür. Dün akşam sigara olmayınca dur yahu ne olacak diye Drum sarında sorun olduğuna kesinlikle inandım.

"Evet, sigaraları bitirmiyorum", "evet yarısında atıyorum","evet zevk falan almıyorum" ama o zaman niye yakıyorsun demezler mi insana? derler tabii ki. Dünden beri zyban'ı tekrar ddüzenli almaya başladım. Ama başlamadan önce insanların bahsettiği "düzeni bozmamalısın", "asıl sorun ilacı bırakınca sigaradan uzak durmak" noktası imiş .

İşin en üzücü yanı bu olayın asıl muhattabının kendiniz olması ve insanın kendi kendisine karşı mahçup hale gelmesi. İkinci üzücü yanın ise bağımlılık denilen mevzunun ne menem bir şey olduğu gerçeği.

Özetlemek gerekirse, kontrolü tekrar ele aldım. İçimden bir şeyler iç!iç! diye tempo tutarken kendimi tutmaya çalışmak yorucu oluyor. Hayır sigara böyle bir şey ise eroin kokain nasıl bir şey kafamda canlandıramıyorum resmen...
Gerçekten ilginç bir durum...

7 Ağustos 2009 Cuma

Dumansız Hava Sahası

Program aynen devam ediyor Çok net olarak Zyban kullanarak bırakmayı öneriyorum. Tabii 2.kutudan sonra ilacı bıracağım. O zaman blog'a gireceğim entry'ler ile göreceğiz bakalım gerçekten mi bıraktım, ilaçtan aldığım gaz ile içmiyor muyum.

Bugün Galatasaray - Netanya maçına gittim. Gerci numaralıya girdik bu sefer diğerlerini bilemiyorum ama resmen sigara içen yoktu. görüş mesafem içinde ara ara baktım, devre arasında baktım. Toplam 3 kişi gördüm sigara içen. İnanamadım. futbol maçlarında da içilmemeye başlanmış olması güzel. Temennim açık ve kapalı tribünlerde de içilmiyordur.

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Gece hayatım bitti, Kadehi yere attım, beni kutlamalısın sigarayı bıraktım!

Bugün epeyden beri merak ettiğim şeyi yaptım ve kankamın içtiği blackwoods'dan içtim. "acaba tadı istiyor muyum?", " bir kere içsem patlar mıyım, başlar mıyım" gibi sorularıma cevap arıyordum Tcell reklamı hesabı. çakıl taşlarından "merak" yazarken fazla eğilmemek lazım neme lazım!!! mevzusu anlayacağınız.

Neyse ilk nefes itibarı ile bırakın keyfi, "bu ne ki şimdi", "çok salakça, yani niye içiyorum ki şimdi" gibi düşünceler ile bir iki nefes daha alıp söndürdüm.

Keyfim yerinde anlayacağınız. Aklıma takılan bu mevzuyu da deneyerek görmüş ve kendime olan güvenim ve cesaretim ( Zyban'ın da gazı var tabii) tavana vurdu...

Bu arada gezerken Ferdi Tayfur'un şu şarkısı ile dumur oldum. İyi niyetli bir çalışma tabii. Ama bu ses, bu ağlamaklı ezgi bana "Ferdi abi bıraktın ama her an dönebilrsin kanımca" dedirtti. Bu arada klip çok dumanaltı :)

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Sigarayı Bıraktık, peki bana ne yararı oldu bunun?

Değil mi ama? insan bunu kendisine soruyor ister istemez. "E bıraktık da ne oldu?"

Şimdi bir listesini yaptım bunların ( tabii çok kişisel şeyler herkes böyle hissediyor mu bilemiyorum)

- eskiye göre koşmak ve merdiven tırmanmak gibi aktivitelerde kesilme durumu azaldı. bir de mesela 4 kat çıkına bacaklarım kaskatı kesilir yanardı. şimdi süper durumdayım, 5 kat daha olsa tıkır tıkır çıkarım, çıkıyorum...

-Daha keyifli yemek yiyorum. Çok yemek yemekten bahsetmiyorum, koku alma duyusu daha iyi çalışmaya başladığı için tad alma duyum da gelişti.

- Sinüzit nedeni ile, özellikle alkol aldığımda sigara ile birlikte ara ara acı manyağı olurdum. sinüzit ataklarım azaldı.

- Sigarayı abarttığım zamanlarda boynum ağrırdı epey bir. Nedenini araştırdığımda boyundaki kılcal damarların sigaradan çok etkilendiğini görmüştüm. Şimdi bu tutulma benzeri ağrı azaldı.

- Sigara kokmuyorum. Bu sosyal hayatta çok güzel bir etki. Sigara içip yanımıza gelenler direk kötü kokuyor resmen. insan sigara içerken bunu anlayamıyor tabii ki.

- İşveren'im adına güzel bir durum olarak, verimli iş saatlerim arttı. Eskiden sigara krizlerimi sosyalleşiyorum kılıfına sokuyordum. "Şirketteki gelişmeleri sigara içerken öğreniyorum" hesabı. Külliyen yalan, muhabbet isteyince canım, çıkıp çay da içilebiliyormuş, ya da kola ne bileyim.

- Ağız kokusunda gelişme var. ayrıca dişlerin kararması ve dilin üstünün kurum manyağı olması da geçti. Dilim uzun bir aradan sonra yine pembe...

- para cebinde duruyor. evet duruyor ama yine bir yerlere harcadığın için aslında cebinde para durmuyor, ikame eden bir şeye harcıyorsun yine :)

Bunlar dışında "kendime güvenim geldi" ," hayata güvenle bakıyorum" "ağzımdan ateş, burnumdan yıldırım atıyorum" gibi bir durum yok. zaten ne kadar kendime güveniyorsam yine o kadar güveniyorum. hani internette falan bakıncs böyle şeyler yazanlar var. ama yani o kadar da değil kendine güvensizlik kendinle ilgili bişi bence :)

aşağıda nispeten komik bir insan figürü üzerinde hiç de komik olmayan sigara etkilerini görebilirsiniz.

28 Temmuz 2009 Salı

İnanılmaz ama gerçek

Son zamanlarda gördüğüm en acaip innovasyon olayı. Sigara yasağı insanların beyin hücrelerinde quantum sıçramaları yaptırıyor. iyi ki bırakmışım.


Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Sigarasız bir ay sonrası

Sigarasız 1 ayı doldurduğumuza göre (id, ego, süper ego hep beraber doldurduk :) ) bu konuda biraz konuşabilirim.

Normalde daha önceki tecrübelerimden bunu bilsem de, bende insanım. Mağrur'luk biraz tabiatta var galiba. Vücudun bir makine olduğunu defalarca görsem de (askerde kokteyli basarlar siringa ile hastalik falan kalmaz nöbette zinde oluverirsin misal...), öyle değilmişim gibi hissederim hep.

Zyban almadan önce günde 1,5 paket'e çıkmış, sigarayı keyif için değil sinir stress yüzünden içen birisi olmuştum. Nerede ise birini söndürüp diğerini yaktığımdan (smoke like a turk) ne keyif alıyordum ne keyif veriyordum. Her sabah "evet bugün sigarayı bırakıyorum" diyor, dedikten 5 dakika sonra içiyordum.

Zyban ne yaptı da böyle oldu, al işte eskiden alınmış bir paket sigara var, kütüphanenin orda duruyor. O kadar rahatladım ki önümde sigara olsa bile ilgilenmiyorum. Yani inanılmaz.

Yani ne imiş, evet ben bir makineymişim. Gerekli düğmelerime bastım sigara migara isteği kalmadı. Çok ilginç ama bir o kadar da üzücü :(

İlk kutu bitti. İkinci kutuya başladım. Genel kanı 3. kutuyu da bitirmek yönünde ama ben karar veremedim. bu kutunun sonuna doğru bakacağım.

bu arada son 1 haftadır ilacı düzenli alamıyorum. işti güçtü, konserdi alkoldü bi türlü düzeni oturtamadım. Resmen şaftım kaydı. iki ilaç arası hiç aynı saat olmamaya başladı. misan bugün 14:30 gibi ilaç alınca 8 saat geçsin diye bekledim saat oldu 01:48. Ama tüm bu düzensizliğe rağmen bana mısın? demedim, sormadım. bu da hem ilacın oturduğu, hem de benim yavaş yavaş olduğumu gösteriyor kanımca....

Bu kadar lf kalabalığından sonra, sigaranın zararları hakkında bir iki bilgi vermek istedim. Gerçi içen adam Sigaradan paspasa dönmüş ciğere bakıp içmeye devam ediyor ama, ben yine de yazayım dedim...

"Sigara dumanında nikotin, katran ve zehirli gazlar bulunmaktadır. Katran maddesinin içerisinde yaklaşık olarak 4000 kimyasal bileşik bulunur. Bu kimyasal bileşiklerin birçoğu da toksiktir yani zehirlidir ve bugün için bu kimyasal bileşiklerden 43 tanesinin kansere yol açtığı bilinmektedir

Sigaranın dumanında bulunan zehirli gazlar ise nitrojen oksit ve eksoz gazı olarak da bilinen karbon monoksit gazıdır. Özellikle karbon monoksit gazı kanın oksijen taşıma gücünü azaltır. Nikotin ise bağımlılık yapar. Nikotin aslında bir zehirdir. Nikotin yüksek dozda alındığında öldürebilir. Kan basıncını yani tansiyonu ve kalp hızını(nabzı) artırır. Sigara karbon monoksit ile birlikte kalp ve beyin damarlarının hastalanmasına yol açar.

Sigara içenlerin yaklaşık % 25 i sigara nedeniyle yaşamlarının erken bir döneminde ölmektedirler. Yapılan bir araştırmaya göre 1950 - 1975 yılları arasında 10 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmüştür. 1975 - 2000 yılları arasında ise 50 milyon kişinin sigara nedeniyle ölmesi beklenmekteydi.

Sigaranın neden olduğu en önemli hastalık grubu kanserlerdir. Sigara, akciğer kanseri başta olmak üzere soluk borusu, gırtlak, ağız, dil, dudak, yemek borusu, mide, pankreas, mesane, böbrek ve kadınlarda rahim ağzı kanserlerine neden olmaktadır. Tüm kanser ölümlerinin % 30 unun, akciğer kanserinden ölümlerin ise % 90 ının nedeni sigaradır. Günde 1 paket sigara içen birinde akciğer kanserine yakalanma riski hiç içmeyen birine oranla 20 kat fazladır."

Alıntı: www.sigaraninzararlari.org/


Sağlıcakla kalın.

22 Temmuz 2009 Çarşamba

epey bir zaman geçti


Evet, bu olaya başlayalı 1 ayı geçti, sigarayı resmen bırakmam ise bir aya yaklaştı. Süper gidiyor herşey. Bir sürü alkol ortamı, 3 gün üst üste konserlere gitmeler, biralamalar... Tek bir sigara içmek gelmedi içimden. Harika bir durum bu.

Zamanlama da süper oldu. 20 Temmuz itibarı ile "Dumansız hava sahası" uygulaması da başladı. Hemen öncesinde bırakmış oldum, gereksiz stresten uzak kalmış oldum.

İlk kutunun bitmesine 3 adet hap kaldı. 2. kutuyu alıp başlayacağım. 3.kutuyu kullanıp kullanmamaya daha karar vermedim. Şu anki rahatlığın ilaç sayesinde olduğu ve ilaç sonrası olayın kolay olmadığı, bu nedenle de min.3 mümkünse 4 kutu tüketilmesi yolundaki telkinlere bakalım zamanı geldiğinde ne diyeceğim....

18 Temmuz 2009 Cumartesi

bim bam bom çatlasın düşmanlar

26 gün oldu mevzuya adımımız atalı. son kayıttan 5 gün sonra yazımı yazayım dedim ki araya zaman girsin, hep aynı şeyleri yazmıyor olayım.

öncelikli olarak geçen hafta içinde keyifli bir şekilde evde alkol almaca yaptık ve sigara içmek aklımın ucundan geçmedi. Yanımda içildiği halde artık iyice bir rahatlamış oldum.

Ondan sonra dün akşam Küçükçiftlik parkı'nda yapılan Uni-Rock açık hava festivaline gittik. Arch Enemy ortalığı yaktı bitirdi. ama ben bir tane sigara bile içmedim. Gerçi bir gece önceki hard-core alkol deneyiminden sonra konserde alkol'de içmedim, ancak sigara ile uzaktan yakından alakam olmadı.

Bu çok keyifli bir şey. sigara içmediğin her gün kendine güvenin daha da bir geliyor. Hani eskiden "bugün sigarayı bırakıyorum kesinlikle!!!" diye başlayan ve 5 dakika süren sigara bırakma eylemleri nasıl moral bozuyor, "ben kesinlikle bırakamayacağım" moduna sokuyorsa insanı, bu da tam tersi. Sağolasın zyban...

PS: bu arada geçen hafta ilaç alma düzenimde bir bozukluk oldu. geçen haftalarda 12 saat arayı oturtmuştum iki ilaç arası. ancak bu hafta dağıldı resmen. 13-15 saat'e çıktığı oldu. ama şimdi tekrar oturttum gibi. "ilaçları kaçırırsam ne olur" sorusunun cevabını da "eski haline getirirsen 2-3 gün bir şey olmuyor" olarak verebilirim.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

21.gün

Sigarayı bırakmak için başladığımız "zyban'lı günler" isimli metodumuz ile 21.günümüze geldik. Şu ana kadar tek bir sigara bile ağzımıza sürmedik dersek yalan olmaz. Bırakın ağzımıza sürmeyi elimize almadık. Çoğul yazdığımı farkettim bir an, bunun ilaçla bir alakası yok, ilaca karşı önyargılı olanlara öncelikle belirtmek isterim. :)

Geçen hafta içinde öyle kayda değer bir şey olmadı ( daha doğrusu sigara içme konusunda olmadı, onun dışında inanılmaz stresli olaylar arasında geziniyorum onlar ayrı...). Haliyle bende blog'a fazla bir şey yazmadım ve biriktirip yazmaya karar verdim.

Her ne kadar "bir şey olmadı" desem de, son 2 gündür ilacı aksatıyorum. dün iki ilaç arası 20 saate vardı. bugün de pzt yoğunluğu nedeni ile 11:00 de almam gereken ilaci 15:40'da aldım. Evet biraz sektirmişim. "İlacı aksatırsam ne olur?" sorusunu soran arkadaşlara "pek bir şey olmuyor" hatta hiç bir şey olmuyor demeyi kendime bir görev bilirim. Tabii her zamanki tedbirli yaklaşımımızdan uzaklaşmadan bu cümleleri sarfetmek lazım. Bu ilacı kullanıp sigarayı bırakan tüm arkadaşlarımın ortak yorumu "ilacı bırakınca bu gaz o kadar kolay olmuyor, şimdi ilacın gazı ile atıp tutuyorsun" şeklinde olduğu için tedbiri elden bırakmayın derim ben.

Neyse, düzeni biraz kaydırdığım için biraazdan dolan 8 saat arayı değerlendirip ilacı alacağım. sonra da yarın öğle 12'de alarak 12 saatlik periyoda geri döneceğim. bunun medikasyon üzerinde inanılmaz bir sorun yaratacağını düşünmüyorum. Yorumlarımı sonra yazarım.

bu arada ilginç bir şey var, onu da söylemeden edemeyeceğim. Aslında "sigara içmek istemiyorum" dersem yalan olur, içmek istiyor gibi oluyorum ama direk merak'tan. "Acaba gerçekten tadını canım istemiyor mu? Şimdi bir tane içsem tansiyonum düşer de kafa yapar mı?" gibilerinden ilginç iç gıdıklayıcı soruları sorarken kendime buluyorum kendimi. ilginç bir durum.

İlerideki günlerde tekrar bilgi vermek üzere....

8 Temmuz 2009 Çarşamba

15 ve 16. günler

iki günü beraber yazmak istedim biraz da anlatacak bir şey olmadığı için..

Öncelikli olarak Zyban'ı kesinlikle hissetmiyorum artık. Ne aldıktan sonra ateş basması, terleme, biraz "dizzy" moda geçmeler ne de konuşmada peltekleşme vs.

ancak sigara konusunda hala bir içme durumu olmadı. içmek aklıma gelmiyor değil, ama sonra "ne gerek var" diyerek konuyu kapamak çok kolay.

Aşırı derecede streslendiğim anlar oluyor, ya da sigara dumanını suratıma üflediklerinde "tadı nasıldır şimdi" şeklinde bir şeytan dürtmesi geliyor ama içince gelecek tadın güzel olmadığı ve keyif vermeyeceği bilinci ile sigaraya elinizi atmıyorsunuz.

Gece uykusuzluk olayı da öyle aşırı değil, 12 de yatıp uyuduğum da oldu.

Bu arada benimle birlikte zyban ile sigarayı bırakma yolculuğuna başlayan bir arkadaşım anik-atak krizine neden olduğunu söyleyerek ilacı bıraktı. sigaraya devam ediyor...

7 Temmuz 2009 Salı

14.cumartesi

Epey önce bir komedi filmi izlemiştim. Bu teen-slasher olaylari had safhaya ulaştığında "13.cuma","Elm sokağı" zamanları yani, asıl mevzunun 13.cuma değil 14.cumartesi olduğuna dair bir komedi filmi idi. Neyse bu cumartesi de benim için asıl mevzu gibi oldu.

Gündüz güzel geçti, artık gündüzleri sakin ve sigarasız geçirmeye alıştım. 11 gibi zban'imizi alip gunu sakin sakin geçirdim. Akşamında ise arkadaşımın düğünü olduğu için bir trip oldum. Çünkü ilk defa ağır alkol içecek ve sigara içmemeyi deneyecektim. daha önce içki içmiştim ama hem alkolü az tutmuştum, hem de öyle çıldıracak bir ortam yoktu.

Ama düğün öyle bir şey değil. Alkol içmem içmem dersin, sonra bir bakarsın şişe devirmişsin. alkol'ü içerken sigara güzel eşlik eder sonra. Bu tip kaygılar ile akşam düğüne gittim. Gittiim gibi de alkol içmeye başladım. Zyban'ın sarhoş olmayı kolaylaştıran bir etkisi olduğunu söylemeliyim hemen. ilk duble bitmeden normalden daha çakırkeyif olduğumu hissedip rölantiye aldım kendimi. Alkol konusunda kendimi kassam da gecenin sonunda 3 duble ile bitirdim. Ancak sigaradan bir o kadar uza durdum. Yanımda fosur fosur sigara içilirken, alkol'e rağmen yüz vermedim hiç.

Böylece bol alkollü ortam testimizi de başarı ile vermiş olduk...

5 Temmuz 2009 Pazar

13.Cuma

Zyban kullanmaya başlayalı 13 gün oldu ve bir cuma günü olunca ister istemez "acaba manasız yere başlar mıyım?" diye düşünmedim değildi gece yatarken. Ancak sabah yine güzel kalkınca ne kadar doğru bir karar aldığımı daha da iyi anladım.

Bu arada inanılmaz bir şekilde self motivasyon takıldığımı da belirtmek istiyorum. Ben kendime gaz verdikçe, zyban'ın etkisi artıyor, Zyban'ın etkisi ile sigara görünce veya koklayınca, daha da gaza geliyorum.

Gün içinde yine streslendim, koşturdum, yoğun tempoda ofisten kendimi dışarı atayım dedim ve attım da ama sigara içmek aklıma bile gelmedi.

Akşama doğru bendeki etkileri görüp zyban'a başlayan bir arkadaş sms attı. kullanmasının 3.gününde "gerçekten sigara da bir gariplik var, keyif almıyorum niye içiyorum ki oldum" şeklinde mesajını gördüğümde çok keyiflendim.

Tabii bu arada aynı dönemde başladığımız bir arkadaşım ise zyban'ı bıraktı. ufak bir panik-atak gibi bir etkisi olmuş ve ilaci bırakmaya karar verdi. Gerçekten de prospektüs içinde pek çok yan etki bulunmakta. Ağız kuruluğu benim de etkilendiğim bir konu mesela. Ama halusilasyon, panik-atak, kalp çarpıntısı gibi ağır yan etkilerin görülmediği düşünülürse ağız kuruluğu gayet masum bir yan etki oluyor.


Buradan da anlaşılacağı gibi "hapı attım, sigarayı bıraktım" diye bir şey yok. Zaten biraz araştırınca sigarayı bırakma ile ilgili oranlara ulaşabiliyorsunuz;

Kendi kendine bırakmaya çalışanlarda başarı oranı %10 civarında. Nikotin takviyeleri bunu %15- 20 arasına yükseltiyor. Bupropion(Zyban ve türevleri) %20'nin üzerine taşıyor. Davranış terapisinin %30 lara varan bir etkisi var. Bunlar birlikte ve programlı şekilde uygulandığında başarı %70'in üzerine çıkıyor.

Neyse sonuç olarak bugün'ü de sigarasız, zyban'dan yen etki manyağı olmadan atlattım. Şimdi önümüzdeki maçlara bakıyor olacağız.

4 Temmuz 2009 Cumartesi

11.gün

Sigarayı resmen bıraktıktan sonraki ilk gün insanın aklına "bıraktım mı gerçekten", "şimdi bir tane içip de saçmalamam inşallaj" gibilerinden fikirler dolmuyor değil ancak sigara içmediğin bir günden sonra uyanmak gerçekten farklı oluyormuş. Daha dinç kalkıyor insan kesinlikle.

Dil, damak, boğaz bölgelerinden gelen kurum tadı insanın keydini kaçırıyor ama biliyorsunuz ki bu yıllardır hücrelere nüfus etmiş maddelerin dışa vurulumu, bir tür temizlik.

Ağzım kuru geliyor, bu da ilacın prospektüs'ünde yazan bir durum olduğu için bende yaptığı etkiler olarak kayıtlara geçebiliriz.

İştahsızlıktan emin değilim, çünkü yemek yiyorum. Ama 2 haftada 4 kilo verince tam emin de olamadım. Bende ilaçtan çok son 2 haftanın idrak seviyesini zorlayıcı stresli geçmesine bağladım bu kilo kaybını. Şimdi biraz daha sakinleştiğime göre kilo verişim durur diye düşünüyorum. Yoksa kafadan ilacın etkisi diyeceğim.

Bugün hem öğle hem akşam ilaç saatlerini yoğunluktan kaçırdım. ama genel olarak 12-13 saat ara ile aldığım ve sigara içme isteğim kabarmadığından gayet keyifli idim .

daha önce belirttiğim ilacın ana etkilerinin kaybolması hala devam ediyor. Eskisi gibi ateşlenme, terleme, salaklaşma, kafada bir bulut hali gibi etkiler yok oldu. ilacı alıp almadığım çok farketmiyor. Ama eski multitasking kapasiteme sahip olmadığımı söyleyebilirim rahatlıkla. yaklaşık %30 bir kaybım olduğuna inanıyorum. Bu %30 kaybı da ilacı bıraktıktan sonraki aylarda telafi edeceğimi düşünüyorum.

Genel olarak şu ana kadar ilacın ve kendi performanımızdan çok memnunum. Hem iş güç performansımı negatif etkilemedi, hem de sigarayı bıraktım. Gerçi daha 2 gün oldu officially bırakalı ama temkinli olmakta yarar var.

Bugün gerek içki gerek sigara olan arkadaş ortamına girdim. Böylece saha testi yapmış oldum. Ve kesinlikle bırakın içmeyi, elime alasım gelmedi sigarayı. İçki de içse idim keşke böylece içki-sigara olayını test etmiş olurdum ama alkol de istemedi canım. Bu da başka sefer denenecek bir şey olacak. Bununla ilgili deneyimlerimi de ileride anlatacağım.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

10, 10, 10 takmaz şampiyon

Bugün büyük gün. kendime hedef tarih olarak ilacı almaya başladıktan 10 gün sonrayı seçmiştim. Bugün "o" gün idi. Sabah kalktım, şirkete gittim. giderken hiç öyle "bugün sigarayı bırakıyorum" falan demedim. Arabada bir paket sigara gördüm, o zaman "sigarayı bıraktım" dedim kendi kendime. sonra inanılmaz bir iş temposu kafamı kaşımaya fırsat bırakmadı. Bırakın sigara içmek için zaman bulmayı, tuvalete gidecek durumum olmadı.

Ama şimdi bu kadar abarttığıma bakmayın, en yoğun günlerde bile sigara için bir aralık buluyordum. Bugün içmeye inmek istemedim. Olan özetle bu aslında.

Hedef tarihe gelmeden önce sigaradan yavaş yavaş kopup, son darbeyi doğru günde vermek lazım galiba.

Sabahtan beri sigara içmedim, sigara içenlerden kaçmadım. Ama içmek istemedim hiç. Şu ana kadar zyban beklediğim etkiyi yapmış oldu. Bundan sonra ilk paketi bitirip ikinciye geçerim gibi gözüküyor.

Bir arkadaşım toplamda 4 kutu içmek lazım diyor tam başarı için, ama bu da bana fazla geldi aslında. 2 kutu yeter gibi geliyor bana. İlerleyen günlerde bunu göreceğiz.

Bir kaç gündür zayıfladığımın farkında idim, ancak 1 hafta da 3,5 kilo vermişim. Şimdi bu kilo verişini direk zyban'a vermek doğru olmaz diye düşünüyorum. çünkü son 1 haftadır kalp krizi geçirmediğime dua etmek lazım sinirden stresten. İştahım azaldı mı diye düşündüm, yok her zamankinden az yeme isteğim yok. Ancak son bir haftadır problemlerden öğle yemeğini yemeyip, akşam yemeklerini atıştırdığım çok oldu. Buna bir de olağanüstü nemli Istanbul havasının ter delisi yapmasını da ekleyebiliriz diye düşünüyorum.

Tabii bu kilo olayını inceliyor olacağım. İlaçın bir etkisi var mı göreceğiz.

Dünden beri ilginç iki şey oldu, onu söylemeden geçmemek lazım, dün öğleden beri aldığım ilaçlar standart etkisini yapmıyor. yani kafanın ağırlaşması, terleme, konuşmanın bozulması gibi sorunlar gözükmüyor. Bıçak gibi kesildi. 40 dakika kadar önce gece hapın aldım. ama şu anda sanki hiç almamış gibiyim.

Belki de bir şekil "hedef gün" psikolojisi etkiliyordur ilacın etkisini. Bilemiyorum. İzleyip göreceğiz.

ikinci konu ise nefesimin sıkışması. Bu olay normalde bende vardır. Nefes borusu ara sıra darlaşır ve "nefes açlığı" çekerim. iki akşamdır bunu yaşıyorum. Stres mevzusundan da olabilir, ama zyban ve sigarayı bırakmakla da ilgili olabileceğini düşünüyorum. Bu konuda ilerleyen günlerde yorumlarımı yazarım.

Fiziksel olarak da durumu özetlersek;
uzun zamandan beri azalttıktan sonra bıraktığım ilk günün sonunda, ağzımdan resmen kurum çıkıyor. hücreler sigarayı kelimenin tam anlamı ile yavaş yavaş kusuyor. Bu da ağzımda kuruluk ve kötü bir tad veriyor bana.

Sigarayı bıraktığımız ilk günün sonunda herkeslere iyi geceler.

Sekiz Dokuz Evde Yokuz

Aslında bu yazıyı dün yazacaktım. Dün ne yazık ki bilgisayarımın başına geçecek fırsat bulamadım. Bu nedenle bir günde iki yazı olacak...

Sekizinci gün olan pazar günü evde, sakin, sigarasız (3-4 adet) bir gün idi. Çok kısa geçiyorum çünkü genelde mayışık bir şekilde evde yattım. Tam bir pazar idi..

Dokuzuncu gün:

Bu ara sinir ve stres katsayımı inanılmaz noktalara getiren bir dizi sorun başgösterdi. Sanırsınız sigarayı bırakma kararım ateşle sınanıyor. Yüksek bir baskı altındayım, sanki sigarayı bırakmak baskı yapmıyor gibi...

Bu sinir stres nedeni ile arada bir kaç sigara içiyor da olsam, normal zamana kıyaslarsak gerçekten içmiyordum(! neden bu zaman?, az sonra...). Sonuç olarak dokuzuncu gün olan dün böyle sinir stresle başladı. Mevzuların ağırlı, kompleksliği, zaman sorunsalının inanılmaz sıkıştırması beni gerçekten zorladı. Ama yine de sigara içme isteği duymadım. daha çok elimde bir şey olsun modu beni sigara içmeye zorlayan faktördü. Yaktıktan sonra "ikinci nefesi çeksem ne olur çekmesem ne olur" diyerek söndürdüm bazılarını ama yakmış da oldum.

İlginç bir deney aslında bu, kafanızın içinden

- "şimdi niye yakıyorsun ki?" sorusunun yanında ,
- "ama ilk hafta içmekte sakınca yok, zaten azalttım" şeklinde bir cevap geliyor.

Sonra yakıyorsunuz,

- "E şimdi ne bu talaş gibi, dur bir içime çekeyim.... Yok ya bunda cidden bir numara kalmadı"
- "İşe yarıyor gördüğün gibi kesin bırakacağız sigarayı, hatta bıraktık"

şeklinde şizofrenik diyaloglar geçiveriyor.

Sekizinci günde şöyle bir durum oldu. Öğle hapını içtim ve sorunlar stres seviyemi son 20 gün'ün en yüksek noktasına getirdi. Öyle bir vortex içinde kaldım ki, her şey sadece bir 15 dakikalık brief'e kaldı ki. O noktadan sonra ilacı hissetmiyorum.

Gerçekten mesela akşam hapı aldım, ne bir terleme, ne bir baş dönmesi... Sanırsınız almadım. Böyle bir etkisi oldu. Belki de bir süre sonra semptomlar azalıyordur. Bunu soracağım kullanımş arkadaşlara.

Bu stresli günü de, çoğu parmak tiryakiliği nedeni ile şeklinde mazeretlendirebileceğimiz 10-12 sigara ile bitirdim. Ancak şunu gerçekten söylemem gerekir ki, son 20 gündeki en yüksek stress'li gün idi. Normal zamanda sigarayı içmez, 5er 10ar yerdim...

Önümüzdeki günlere bakıyoruz.

28 Haziran 2009 Pazar

ilk haftanın sonu ve özet

bugun genellikle evde idim. evde olduğumda sigara içmedim. bir iki kere içeyim dedim sonra "sonra içerim" mevzusunu yaparak içmedim. öğleden sonra arkadaşlarla buluştuk. bir brainstorming mevzusu esnasında herkesin sigara içtiği bir ortamda bende 4 tane yaklaşık 3 saatte. ama içmesem daha iyi olurdu zaten. bu da bana "hmm" dedirten bir olay oldu. saat 16:00 gibi eve geldikten sonra simdi saat 23:24 ve ben 2 tane sigara içtim. bugünü yine 6-7 civarında sigara ile bitirmiş oldum. bu arada hap bademciklerime takıldı galiba. su içtim kola içtim ama bademciklerimin arkası yanıyor. bakalım ne olacak. en azından hatalı kullanıma ne olduğu hakkında da bir fikir verebileceğim.

şimdi gelelim ilk haftanın özetine. 136 TL'mizi gömdüğümüz, son 4 gündür her gün 2 tane almak sureti ile dengemizi bozduğumuz ilacın işe yarayıp yaramamasına...

- öncelikle çok net bir şekilde sigaraya olan ilgi azalıyor. ilk günlerdeki azalmanın "gaz","psikolojik etki","placebo" olduğunu saysak bile, sonraki günlerde gözle görüklür, ruhla hissedilebilir bir değişiklik oluyor. sigara içenlerin (en azından benim) "şu sigarayı da şimdi içmeyeyim, birazan içerim" diyip hemen sigar yaktığı bir ortamda, bu dediğinizi yapmanıza çok net ortam sağlıyor.

- Sigaraya ilgi azalması ile, sigarayı bırakacağına dair bir özgüven geliyor ki, bu da çok önemli bir etki.

- Sigara dışında, antidepresan özelliği ile de strese karşı bir yardımcı oluyor. son 2 haftada gerçekten çok zorlayıcı sorunlar ile uğraşıyorum 3-4 cephede. ilaç kullanmadığım ilk hafta ile geçen hafta arasında inanılmaz bir fark var. Sigarayı bırakmaya tam zamanında karar vermişim, bir taşla iki kuş vurmamı da sağladı.

- Kendi sigara bağımlılığım ile ilgili bir şey farkettim. ben el tiryakisiyim, elimde sigara olması asıl mevzu. hani "dudak tiryakiliği" gibi bir şey. elimi de meşgul etmem gerektiğini anladım, sonra da bundan kurtulmak lazım.

- Fiziksel olarak geçen hafta içinde ilacın etkilerini şöyle sıralayabiliriz;
- terleme
- sersemlik (ilaç alımından 2-2,5 saat içinde gelen)
- cümlelerin kesik kesik olması ( her zaman olmadı ancak aldıktan 15 dk. kadar sonra etkisini gördüğüm günler oldu. son günlerde dikkat çekecek kadar bu etkiyi görmedim.
- Prospektüs'de yazan çoğu etkiyi ilk hafta görmedim. ilerleyen haftalarda çıkabilir. Zaman gösterecek. Daha erken.

27 Haziran 2009 Cumartesi

6 gün 6 gece

bugün dün gece geç yatmaktan dolayı geç kalkınca saat 11de alacağım ilacı hem geç aldım, hem de aç karnına aldım. sonra oturdum beklemeye başladım bakalım bir şey olacak mı diye. baktım öyle fazla bir etkisi yok normal hayatıma devam ettim. saat 14.00e kadar sigara içmedim, sonrasında bir tane yaktım. Daha önceki günlerde olduğu gibi sigara içme isteği hissedilir bir şekilde yok oldu. Şu anda bırakabileceğimi düşünüyorum, zaten günde 4-5 tane içiyorum. O da içmek lazım mantığı ile oluyor. Bugün içinde pek çok kere sigarayı çıkardım, yakmadan önce "dursun biraz sonra içerim" diyip 1-2 saat sonra "aa sigara içecektim ben" şeklinde farkettim ki sigarayı unutmuşum.

1 hafta önceki halimi düşünürsek inanılmaz bir durum. nerede ise bir sigarayı söndürmeden ikincisini yaktığım düşünülürse olay çok başarılı.

Ama daha önce de belirttiğim gibi ilk hafta içmeye devam. gelecek hafta çarşamba deadline'im. Ancak hissiyatıma göre, çarşamba'dan önce bırakacağım. Deadline'a geldiğim zaman bir bakacağım ki pzt'den beri içmemişim.

Bugün paşa kanka'm geldi evde birqaz çalıştık ettik. O sigara içmeye devam ettiği için iyi bir test oldu benim için. Karşımda içerken ne dumanın kokusundan canım sigara istedi, ne de görüntüsünden. yine de 1 tane içtim o ayrı mesele. ama keyif almadan, içmiş olmak için...

Son 2 haftadır başıma saçma sapan olayların gelmesi, işte zorlayıcı etkilerin çıkması ile çok stresli günler ve bazı top-stress zamanlarım oldu. Zyban'ın aynı zamanda aslen antidepresan olmasi çok işime yaradı. kullanmaya başlamadan önce sinirden etrafa küfürler savurarak kimi nasıl öldürsem diye düşünürken, şimdi sakin bir şekilde çözüm arıyorum.

dün gece artık uykusuzluk yaptığına kesin karar verdim. ortalama uyuma zamanım saat 3'e geldi. Bu da ilacın yan etkilerinden biri.

iştahsızlık hala yok, oturup keyifle bir şeyler yiyorum. ciltte dökülme, hislerin artması ( sinirin nefrete, sevginin aşka zıplaması) gibi bir durum yok, kalp çarptısı,kabızlık, konsantrasyon bozukluğu vs. gibi yan etkileri de gözlemlemedim henüz.

Bu arada ne olursa olsun, bu sakinliği hissetmek güzel değil, çok az da olsa düşünme kapasiteniz azalıyor.

Day 5

Bugün biraz geç yazayım dedim, galiba bu alet uykusuzluk yapıyor. ama tam da emin olamıyorum. ben zaten genelde gece 1-2 bandında uyuyan birisi olduğum için şu zamana kadar çok kafama takmamıştım, ama biraz daha zinde gibiyim. Olmayabilirim de saat 01:13 olmuş sonuçta.

Neyse biz sigarayı zyban'la bırakıyoruz mevzusunun 5.gününü anlatalım. Normalde her sabah kalkar, "bugün sigarayı kesin bırakıyorum" dedikten takriben 2-3 dakika sonra otopark'a yürürken kesin bir sigara yakardım. Böyle bir şeyin bırakın yapmayı yanından geçmiyorum. Bugün özellikle şunu denedim, "şimdi içmeyeyim sonra içerim" ve gerçekten içmedim. toplamda 5 adet içtim şu ana kadar ve bir kısmı da yarım.

Hani bunu zyban reklamı mı bu diye de okuyabilir insanlar. diyebilirler ki, "kardeşim hiç mi bir sorun yaşatmadı?, hiç mi istemiyorsun sigara içmeyi?"

Sorun olmaz olur mu, ama sigarayı bırakmanın karşılığında ( en azından şimdilik ) katlanılamayacak bir sorun olmadı, olanlar şöyle:

- biraz beyniniz yavaşlıyor. normalde ben çok hiperaktifimdir, eşim bana hep aynı anda 5-6 şi yaptığım için kızardı. şimdi ise bira daha normalize oldum. aynı ana 2-3 iş üzerinde odaklanıyorum. Ama tabii bu durumdan şahsen rahatsızım, ben mulltitask manyaklığımı geri istiyorum. Evet böyle daha sakinsin (antidepresan son uçta) falan ama biraz yavaşsın ve hızlı olduğunun da bilincisindesin. Aslında bu pozitif bir şey, böylece en kısa zamanda sigaradan ve ilaçtan kurtulmak istiyorsun.

-gün içinde ara sıra gelen "feedback"'ler. hani sanki hafif sarhoş olmuş gibi, kafanız güzel oluyor demiştim daha önce, bu arada bir geri dönüyor. çift hap almaya başladığımdan beri gün içinde bir kaç kere hayatımı engellemeyecek kadar dizzy yapıyor. bir keresinde araba kullanırken oldu herhangi bir sorun yaşamadım, ama yine de böyle bir etkisi var.

Sonra şimdi 1,5 paketten 5 günde 4 taneye düşünce şöyle bir durum da oluştu. Hücreler sigarayı kusmaya başladı. Dilimde aşırı bir kurumlanma oluyor. Zaten gün içinde sigaranın varlığını hatırlatan tek şey nerede ise bu ağızdaki kurum ve kül tadı. sigara içsem mi diye aklınıza getiriyor çünkü ağzınızda fiziksel olarak duruyor. dikkat etmek gerek.

Ama her ne olursa olsun ilk hafta sigara içmeye devam edin önerisini uyguluyorum. 5 gün sonra çarşamba gecesi bay bay sigara diyorum resmen. sonrasında ise belli bir süre daha ilaca devam edip hemmen detox'lamaya geçiyorum bedeni.

Şimdi böyle kararlı kararlı yazdım ya dur bakalım neler olacak gelecek haftalarda...

25 Haziran 2009 Perşembe

Dört köşe

Bugün 4. gün. artık ilac alıştım diyebilirim. aldıktan sonra öyle ateş basmalar, salaklıklar gözle görülür şekilde azaldı. Bu sabah 5 gibi kalktım. Gerçekten fiziksel olarak zorlayıcı bir gündü. Eşim opersyon geçireceği için hem stresli hem de panik olmam gerekirken, zyban'in antidepresan özelliği devreye girdi herhalde. Gayet sakindim çözüm odaklı iş bitirdim. Her ne kadar izinli de olsam susmak bilmeyen telefonları da gayet iyi karşıladım, "işimdeyim gücümdeyim" hesabı anlayacağınız.

Bugün hem koşturmacadan, hemde fırsat bulduğum halde kasmamaktan ilk sigarayı 3 gibi içtim. Onda da içtim bir iki nefes sonra söndürdüm. Son iki gündür kendi kendime sürdürdüğüm diyaloglar aşağıdaki gibi;

-sigara içsem mi?
-ne gerek var şimdi ki
-ama ilk hafta için diyorlardı
-e tamam yakayım bir tane...
-e bundan bir keyif almıyorum ki şimdi, neyse bir iki nefes daha alayım..
-of neyse yaktım işte atayım..

Bugün toplamda şu saate kadar yanılmıyorsam 4-5 tane sigara yaktım. sigara yaktım diyorum çünkü tam bitirdiğim sadece 1 tane var.

Tabii şunu da söylemek lazım, ara sıra "şimdi tamam azalttım ama sonuçta bazen yakmak istiyorum içmesem de" şeklinde düşünmüyor değilim. Hani hemen de "bitirdim bu işi" moduna girmek istemiyorum. O kadar klinik deney ve istatistik yapılmış sonuçta. adamlar ilk hafta zabadank diye kesmeyin diyorsa vardır bir bilimsel açıklaması

Yani hemen öyle gaza gelmemek lazım. sonuçta mevzunun daha başındayım. Ancak önerilen "deadlin" tarihimi erkene çekmeye karar verdim. 7-14 gün arası bir sigara bırakma günü belirleyin demişlerdi, bende klasik 14'ü seçmiştim. Ama geçen 4 günde gördüm ki, 10. günde rahatlıkla bırakabilecek kıvama geleceğim.

bir de şöyle bir şey yapmıştım tavsiye ederim. ilacı almaya başladığıman beri mentollü sigara içmeye başlamıştım. Çift hap almaya başladıktan sonra bugün normal bir marlboro light yaktım. direk nasıl acı ve ağır geldi anlatamam.

1 saat sonra günün ikinci hapını alıp günü kaparım artık herhalde...

24 Haziran 2009 Çarşamba

Üçüncü Gün

"Yahu bu mevzu 28 gün sonra filmine dönmesin! " oldum yazıya başlarken. ne bileyim bundan 2 ay sonra zombie olmuşum millete saldırıyormuşum, yayılıyormuş dünyaya... neymiş efendim sigarayı bırakacağız diye zombie olduk elalemi ısıracağız diye koşturuyoruz. kötü bir gelecek oldu valla...

Neyse üçüncü gün için öncesinde biraz kafayı yordum ve 2 günlük tecrübe sonunda en iyisi gece almak dedim. ve 23:00 gibi aldım. gece yine 02.00 gibi yattım uyudum. Yan etkiler arasında geçen halsizlik, iştahsızlık, kabızlık, çarpıntı gibi yaşam kalitesini düşürecek bir durumla henüz karşılaşmadım. Ama tabii günde iki haplık asıl mevzuya yarın başlayacaktım. Bu nedenle gündüz 11:000 gece 23:00 arasında almaya karar verdim.

Neden derseniz, hani ofiste en ufak bir ağırlık bile olsa öğle yemeği civarına geldiği için bu zamanı işte sorun yaşamadan geçirir, gece kısmında da uyku esnasında mevzuyu yaşar geçerim diye. bir kaç gün sonra bu timing'le ilgili yorumlarımı da yazacağım.

Bu sabah yine güzel kalktim, şunu kesin anladım ki, daha once "yat yat babam yat" yaptığım sabah uyanmalarında gevşeklikten biraz birz sıyrılıyorum. Bir düzen geldi. ama ağırlık da geldi. Bu nedenle artık 12 saatte 1 almaya başlayacak olmanın gerginliği de sarmadı değil beni. Arabaya binerken sigarayı alıp almamakta kararsız kaldım. Ama ilaç için ilk hafta için, bırakmak için deadline'i sonradan koyun dedikleri için yanıma aldım. yine saat 10:00 a kadar sigara içmedim. daha da içmezdim ama gideyim içeyim bir tane dedim. Sonrasında gün içinde toplamda 9 adet gibi bir rakama vardim. yani 1,5 paketten net yarim pakete indim. bu daha başlangıç asıl tamamen bırakmak ve ilacı bıraktıktan sonra da başlamamak mevzu.

saat 11:00 gibi ikinci hapı almadan önce epey bir stress yaşamadım dersem yalan olur. E tabii şimdi" müşteriler ile konuşurken saçmalarsam? "toplantı sırasında mal mal etrafa bakarsam?" "teklifi hatalı atarsam?" gibi paranoyalar sarmadı değil beni. sonra neyse dedim tedavi bu, sigarayo bırakmak için yapıyoruz.

ilginç bir şekilde etkiler çok çok az oldu. daha doğrusu saat 15:00 civarına kadar öyle rahatsız edecek bir durum olmadı, sonrasında biraz mallık ve kounşmadaa duraklama geldi. Allahtan çok hızlı ve karışık konuşan biriyimdir, bu durum beni normalize ettiği için kimse rahatsız olmadı. Biraz hiperktif bir insansanız, normal hayatınızda negatif bir değişiklik olmuyor gibi bu tedavi ile. O nedenle paranoya yapmaya gerek yok.

normalde iki hap arasının 12 saat olması ideal. Ancak illa almak durumunda kalırsanız 8 saat ara olmasına dikkat edin, yoksa ağır yüklenebiliyormuş karaciğere. yağmurdan kaçarken doluya tutulmanın bir alemi yok.

Bu arada sigara içiyorsunuz ama bir "ya ben naapıyorum şimdi?","ee duman çektik ne ki şimdi?" şeklinde bir yaklaşım içineyim 2 gündür. Placebo da olabilir, ama sonuçta %66 düştü sigara içişim öyle veya böyle. Resmen dilim damağım kurum kusuyor, sigarayı bırakma çabalarından bilirsiniz 2 gün içmeyin bünye atmaya başlar. Sigara içmeyi tek gerçekten hatırladığım an bu. Şu an misal canım istiyor, istemiyor desem yalan olur,
"Bırakma deadline'ina kadar ilk hafta için sigara" dendiği için kasmıyorum ama yakınca da genelde yarısı civarında söndürüyorum.

Kısaca özetlemek gerekirse günde 2 hap dozajına geçtikten sonra
  • motor fonksiyonlarda, günlük işleyişte bir rahatsızlık yok,
  • sigara içtiğinizde bir keyif alma durumu yok, tiksinme de yok ama "naapiyorum ki simdi?", "ne gerek var" yaklaşımı hakim oluyor(bu da keyif verici bisi)
  • Yan etkiler tabii ki zaman geçtikten sonra ve bünyeye göre değişerek çıkar ama, başta korktuğunuz kadar bir yan etki görmedim ben 4. güne girmeden önce.
  • Psikolojik olarak "bırakmak çok kolay" havasını sardırıyor hemen.
Bakalım yarın nasıl olacak, sigarayı bırakmak için başladıktan sonra 14.gün demiştim ama şimdi 10.güne çekmeyi düşünüyorum.

Bu arada sigarayı bıraktıktan sonra ilacı kesince hemen detoxa başlamak için araştırmalara da başladım. lahana suyu, c vitamini kürü falan. ne olursa olsun ilaç, vücutta birikiyordur hemeen kurtulmak lazim.

Yeni bir güne yelken açmak üzere iken "neler olacak bakalım" diyorum ve "sigaraya baş baş" sloganı ile çıktığımız bu yolda hemen gaza gelmeden "mağrur olma genç padişah senden büyük Allah var" cümlesini unutmadan, yolculuğumuzun keyfini çıkarıyoruz. ...

23 Haziran 2009 Salı

İkinci Gün

Bugün sigarayı bırakma yolculuğumuzdaki ikinci günümde idim.

ilk günden sonra ikinci gün bu sefer o kadar geç almıyım dedim. akşam 6 gibi aldım bu sefer. Eve erken geldiğim için erkenden alayım dedim de gereksiz etkilerden etkilenmemek için.

Neyse aldıktan yaklaşık 15 dakika sonra ensede bir yanma, hafif ağırlık olarak etkisini gösterdi. Ağırlık dedi isem öyle ayağa kalkamayacak gibi değil de sanki biraz halsizlik gibi oldu. Sonra bir telefon görüşmesi yaptım, farkettim ki kelimeler biraz yuvarlanıyor. ilk 1 saat içinde telefon görüşmeleri yapmak durumunda kalınırsa hızlı değil tane tane konuşmak faydalı.

ikinci alışta etkiler daha az olur diye düşünüyorum düşündüğüm gibi de oldu. etkiler 1 saat kadar sonra geçti. ara ara tekrarladı ama genel olarak fazla bir değişiklik olmadı. Evde olduğum sürede de fazla sigara içmedim.

Zaten henüz 2.gün olmasına rağmen sigaranın verdiği tadı pek canım çekmedi. içti isem de "ilk hafta içmeye devam edin" dediği için oldu.

Sabah kalktığımda genel olarak herhangi bir görünen etki yoktu. yine saat 10:00'a kadar sigara içmek istemedim, içmedim de.

Sonrasında güzel bir test yaşadım. Hayat resmen maximum stress yükledi üzerime. Nedenleri saymayacağım ama gerilmedim dersem yalan söylemiş olurum. bu noktada 5-6 sigara içtim. ama hiçbirinden beklediğim tadı ve keyfi almadım. Genel olarak da sonuna gelmeden söndürdüm. Daha çok refleksel bir sigara içme isteği oldu.

Günü özetlemek gerekirse şaka maka sigara içme isteği hissedilir ölçüde azaldı. normalde bu kadar stresli bir günde 1 paket sigarayı arka arkaya içmiş olurdum. ama 5-6 sigara ile atlattım, o da hepsini içmeden.

bunun haricinde daha olayın başında olmam nedeni ile temkinli olmak lazım. "heyt heyt bıraktım ben bunu" dedikten sonra tükürdüğümü yalamak istemem şahsen.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Ilk gun

Simdi prospektüsü okuduğunuzda "Tedaviye hasta halen sigara içerken başlanması önerilir ve hedef sigarayı bırakma tarihi Zyban ile tedavinin ilk iki haftası içine, tercihan da ikinci haftasına konur. Başlangıç dozu ilk üç gün için günde bir kez alınan 150mgdır, daha sonra doz günde iki kez 150mga artırılır. Birbirini izleyen dozların arasında en az 8 saatlik ara olmalıdır. Maksimum tek doz 150mg'ı aşmamalıdır ve toplam günlük doz 300mg'ı aşmamalıdır. Hastalar en az 7 hafta tedavi edilmelidir" şeklinde laflar ile karşılaşıyorsunuz. zaten prospektüsün genelinde en çok anlaşılan kısım burası. Diğer taraflar klasik ilaç açıklamaları, latince kelimeler, zincirleme isim tamlamları vs..

Dün akşam ilk hapı aldım. genel olarak endikasyonlarda yazan ara ara ateş basması oldu bende. onun dışında çok hafif "salaklık" da başgöstermedi değil. bunlar doz alımından 10 dakika içinde kendini gösterdi.

uykusuzluk da yapabiliyormuş ancak ben zaten gece 2-3 gibi uyuduğumdan beni çok etkiledi de mi uyumadım, yoksa sıradan bir gün mü oldu ilerleyen günlerde göreceğiz.

Sabah çok dinç kalktım, bir netlik vardi ( antidepresan böyle bir şey herhalde), normalde 20 dakka oyalandığım hareketleri 10 dakkada bitirip hemen çıktım. motor fonksiyonlara bir sorun gözükmüyordu, araç kullanımında hiç bir etkisini görmedim. Zaten bunu özellikle sormuştum deneyen ve sigarayı bırakan arkadaşlarıma.

Gün içinde saat 12:00 ye doğru genel etkisini kaybetti. sonrasında ara ara tekrar ateşlenmeler ve çok nadir de olsa bir durgunluk oldu.

Bir de hani "iç ses" iniz vardır ya, o biraz tekliyor. daha sakin oluyorsunuz.

Şimdi gelelim ilk günkü sigara olayına. normalde sabah kahvaltıdan önce sigara içen ben, belki de ilk gün'ün gazı ile saat 10:30 a kadar sigara içmedim onu da hemen söndürdüm. gerçekten de bir "niye içiyorum" tribi oldu. ama psikolojik de olabilir, teaviye devam edeceğim, sonraki günlerde göreceğiz asıl mevzuyu bence.

Günün sonuna, normalde 1-1,5 paket sigara içen ben, ilk günü 7-8 sigara ile bitirdim. Hemde "ilk hafta sigara içmeye devam edin" uyarısı nedeni ile. aslında daha az içerdim şaka maka...

Nedenler ve niçin'ler

Bir insan 28 yaşında sigaraya başlar mı? başlar hem de saçma sapan. sen yıllarca barlard gez toz sigara içme sonra bir bak elinde sigara var. Alkol içerken diğer elim boş kalmasından mıdır nedir sigaraya geç mi geç başladım. ama sonra öyle deli gibi de içmedim. Taa ki son işime geçene kadar. Manasız bir stres ortamı. Herkes işini yapsa sorun olmayacak ama mevzu i paslamakta olunca gereksiz bir stres, "haydi bir tane daha yakalım", "ne demek bu arka arkaya 3. sigara?" lar falan derken dedim ben bunu bıralayım. bir kaç yüz kez "bugün bırakıyorum" dedikten 10 dakika sonra elimde sigara ile buldukça kendimi sinirim daha da arttı, güvenim daha da azaldı. Ne biçim şeymişsin sen özgür irade. Neredesin nerede....

Sonraları internetleri araştırmalar soğuk lazer, terapiler, ilginç ilginç aparatlar falan derken, "en iyisi tanıdıklara danışmak" diyerek bildiğim, tanıdığım, güvendiğim insanlara sordum "kardeş siz nasıl bıraktınız" diyerek. Dediler "zyban" diye bir meret var. Hepsi kendi hikayelerini anlattılar ama sonuçta bırakmışlardı.

Aslında ilaç kullanımına pek sıcak bakan bir insan değilim, hele ki antidepresan özellikte olanlara. ama dedim bu sigara beni daha da beter yapıyor. Madem denenmiş, madem bıraktırıyor, mantıklı bir şekilde ben bunu bir deneyeyim.
Öncesinde 2-3 eczaneye gidip "nedir? ne degildir?" araştırmalarımı da yaptım. bu arada keller için sevindirici bir haber, bir antidepresan ilaçın yan etkisi kafa bölgesinde kıllanma yapmakmış. yani bildiğiniz saç çıkarmaca. Eczacılara danışabilirsiniz. Bu da böyle bir not olsun.

Bu blog'u açmaktaki amacım, sigarayı bırakma maceramı ortalığa biraz anlatarak sonradan bu işe girişeceklere internette aradıklarında bir kaynak olmak.

ikinci amacım da sonradan olurda tekrar sigaraya başlamak istersem okuyup niye başlamamam gerektiğini, nasıl yollardan geçerek bıraktığımı kendime göstermek.

Haydi bakalım, dün 1, bugün 2...